Bir etkinlik başlatmak istiyorum sevgili bloggerlar,
Bu etkinliği başlatma isteğimde şuradan doğdu.
Blog hayatına önce okuyarak başladım uzun sürede okudum,sonra Sevgi'nin  (Diloş'un Ayak İzleri) teşvikleri ve yardımları sayesinde bloğumu oluşturdum.İlk başlar yardım alarak gitsemde zamanla blogger'ın kolay kullanılırlığı ve yeni kumanda paneli netteki yeni uğraşım oldu.Sonrasında bloğum bir başka Sevgi (Değmesin Yağlı Boya) ile daha güzelleşti anlamlandı.Şüphesiz ki bloğumu en anlamlı hale getiren kızımla yaşadığım deneyimler anılar ve paha biçilemez anlar.
Ben kategorileştirirsek eğer "Anne-Çocuk" bloğu sınıfına daha yakınım,hayata dair herşeyi paylaşıyorum belki ama amacım kızıma ileride okuyacağı elektronik bir günlük verebilmek..
Benim gibi olan daha çok anneyle tanışmak,deneyimlerimizi paylaşmak,daha deneyimli olanlardan ders almak vs gibi bir sürü yan amacım var aslında blog yazarken.
Daha önce gerek blog olarak gerekse facebook,twitter gibi ağlarda bir çok oluşum oldu ama ben sadece anne-çocuk bloğu tutan kişilerin toplandığı bir oluşuma rastlamadım.
diye başlamıştı herşey......


Huuuu huuuu  haberin yoksa hatırlatayım dedim.Anne ve Çocuk blogları birleşiyor etkinliğini başlatmış bulunuyorum..

Sende, ben her telden çalarım ama en çok "Anne ve Çocuk" bloğuyum diyorsan bize katıl.Hem yeni "Anne ve Çocuk" bloğu yazarı ile tanış hemde tanıştır.

Peki bu iş nasıl olacak anlatayım:

İsteyenler blog tanıtımları ile ilgileri içlerinden gelen bir yazı yazacaklar.
Bende bunu bloğumda Anne ve Çocuk Blogları etiketi ile yayınlayacağım.
Bu etkinliğe katılan tüm bloggerların bloğunda yukarıda ki resimin küçük hali görünen bir yerde duracak ve "Anne ve Çocuk" bloğu etkinliği etiketine bağlantı yapılacak böylece o resme tıklandığında bloğumda yayınladığım tüm anne ve çocuk bloglarına ulaşılacak.



Katılmak isteyenler daha önce yazmıştı ama ben buna ancak fırsat bulabildim.Katılmak isteyen ama sadece facebook sayfası olanlarıda aramıza bekleriz.Eğer sende katılmak istiyorsan yorumlara mail adresini,sayfa/blog linkini bırak yeter,gerisi gelecek...



İlk etkinliğime desteklerinizi bekliyorum.Anne ve Çocuk bloğu olmayanlarda duyurursa sevinirim....


Ne dersiniz,var mısınız?


DUYURU: Yarın Çaçaron Blog karşınızda olacak ...




Merhaba,

Pasta için Lina'nın ve benim bu aralar en sevdiğimiz karakter olan Hello Kitty temasını belirledik sonrasında pastamız için kalıp aldık (24 tl) ,sonra hazır şeker hamurlarından aldık (her rengi mevcut ) evde yapmak kolay olmadığı ve hazırları harika olduğu için kendim yapmayı tercih etmiyorum.Daha sonrasında pastamızı açabilmek için özel merdane ve pastamızın altına koymak için pasta altı kartonu edindik.Pandispanya için özel un karışımı ve pastacı kreması (krem pattiserie) aldık.Ayrıca aklınıza gelebilecek pastacılığa ait her türlü iş kolaylaştırıcı ekipman burada mecvut (Bu yazdıklarımın herhangi bir reklam amacı yoktur,tamamiyle benim gibi acemi kişilere yol göstermesi amacı ile yazılmıştır)

Ve geçelim pastamızın yapımına:

Öncelikle pastanın altına koyacağım pasta altını,pastamızın rengine uysun diye parlak kap kağıdı ile kapladım.

Devamı için TIK TIK 


Havalar soğumadan açık havada bir pazar kahvaltısı daha yaptık. Emrelerin Maceraları'ında görmüştüm burayı.Çatalca'da Ahmediye Köyü girişinde Antik Köy 1 ( Antik Köy  biraz daha ilerdeymiş).Şimdi taaa Çatalca diyenleri duyar gibi oldum, biz giderken trafik yoktu ve Bahçelievler'den 25  dakikada gittik,  35 dakikada döndük.

Açık havada ister yer sofrasında ister masada harika bir açık büfe köy kahvaltısı yapıyorsunuz.Çocuğunuzla etraftaki birçok hayvanı keşfediyorsunuz , isterseniz ata binebiliyorsunuz.İsterseniz öğleden sonra mangal için de kalabiliyorsunuz.Mangal ve etler hazır bir şekilde yanınıza geliyor :) İşletme çok güzel, garsonlar gayet ilgili.Çocuklar için küçük bir park da var. Bu arada etrafta bol bol hamak da mevcut :) Uykucu minikler için :)




Birde sevenler için öğle üzeri keşkek de vardı biz gittiğimizde, eh onu da yemeden gelmek olmazdı hani :)

Tracy Hogg bilgeliğini yanıbaşınızda hissetmeye ve mucizelerine kendi gözlerinizle tanık olmaya hazır mısınız?

Geceleri deliksiz uyuyan, gündüzleri iştahla yemeğini yiyen,

Kendi başına sıkılmadan oyun oynayabilen,

Ne zaman ne istediğini anlayabildiğiniz bir bebek büyütmek...

Kulağa erişilmesi güç bir hayal gibi geliyor değil mi?

'Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler' adlı gerçekten mucize kitabıyla yazar Tracy Hogg'un yardımıyla, bu hayali gerçeğe dönüştürebilirsiniz.

Doğumdan üç yaşına kadar geçen süreçte beslenme , uyku alışkanlıkları, tuvalet eğitimi, duygu ve davranış sorunlarına kalıcı, akılcı ve uzlaşmacı çözüm yolları sunan bu kitap anne ve babalara bebekleriyle birlikte bir kez daha büyüme ve hayattan keyif alma şansı tanıyor.

(Tanıtım Bülteninden)





Eğer sizinde bu çağlarda bebeğiniz varsa yada kazanıp hediye etmek istiyorsanız kaçırmayın derim.Anneciğim almıştı,ben okudum,yer yer uyguladım, faydalandım.Sizlerde faydalanmak istyorsanız,yurt içine ücretsiz kargo ile bu kitabı kazanabilirsiniz?Kazanmak isterseniz TIK TIK



Annelik halleri

Bebek rahmine düşünce başlar annelik telaşı,önce boş bir keseye deli gibi sevinmeler,usg kağıdına bakıp ağlamalarla başlar sonra testleri,yediğindi içtiğindi devam eder,daha o zamandan başlarsın komplo teorileri üretmeye.Banyodan çıkarken ıslak zemine imtina ile basar,merdiven inerken tutunmaya başlarsın,emniyet kemeri daha bir anlamlı olmuştur artık.

Hurafeler sayesinde saçlar rapunzel şeklindedir, kimsenin gülünü koklamayayım,aman kimsenin zeytinini gizli yemeyeyim,sakın ciğer yapmayayımlar izler hamilelik hallerini.Maazallah kestin mi saçı,ömrü kısalır çocuğun,aman izinsiz zeytin aldın mı birinin dolabından,elini sürdüğün yerde zeytin izi çıkar ve daha kim bilir ne kadar değişik,denemiş,saçma gelen ama yaşanmış hikayeler.

Göbek artık eşle senin arandadır,kardeş kardeş geçen gecelerde tekme eşliğinde gelen her uyanma gülümsetir.Göbekle konuşma sanatı oluşmuştur artık erkekte.O da artık daha bir dikkatli daha,bir ilgilidir.

Sonrasında doktor git gelleri sıklaşır doğum yaklaşmıştır aman ...... devamı için tık tık


Bu konunun önemli olduğunu düşünüyorum ve ne kadar fazla kişi okursa kardar iyi ,insanların belki aklına gelmeyecek küçük bir iyiliği duyurmuş olacağım.

İstanbul'da oturduğumuz yerde yaşayan sokak hayvanları çok şanslı ya sizin sokaktaki hayvanlar?

Hemen hemen her köşe başında böyle su dolu kaplar var.

Bu kavurucu sıcaklarda dışarıdaki kuşlar, kediler, köpekler nereden su bulsunlar. Yiyeceklerini çöplerden bulabiliyorlar zaten önemli olan su. Onlar için kapınızın önüne su dolu kaplar koyun ki kendinizden başkasına faydanız olsun .İyilik yapmanın büyüğü küçüğü olmaz.

http://mutluannevecocuk.blogspot.com/2012/08/sokak-hayvanlari-susuz-kalmasin.html



             3-4 aydır çocuğu okula giden yada gidecek olan velilerin, biz öğretmenlerin ve ülkesinin geleceğinin eğitimden geçtiğini bilen ve bu durumu önemseyen herkesin gündeminde elbette de eğitim sistemimizde gerçekleştirilen değişiklik var. Ben bir eğitimci olarak konunun konuşulmasından, tartışılmasından, olumlu yada olumsuz her türlü tepkinin medyaya yansıtılmasından memnunum. Ama her kafadan ses çıkınca da bilgi kirliliği yaşanıyor. Bunun da önüne geçilmeli.
       
         Ben genel olarak bir konuyu başkalarından ve hatta farklı görüşteki bir çok insandan dinlesem de , kendim de araştırıp hepsinin toplamında bir sonuç çıkarmaya çalışırım. Bu konuda da aynısını yapmaya çalıştım. Yeni eğitim sistemi ile ilgili yaptığım çıkarımları da paylaşmayı istedim. Çünkü biliyorum ki bir ebeveyn evladının burnu bile aksa , çok hastaymış gibi endişelenir. Söz konusu olan çocuğunun tüm yaşantısını etkileyecek eğitimi olduğunda ise en doğru şekilde bilgilendirilmeyi hak eder.

      Öncelikle ben bu bilgilere nereden ulaştım ve derledim : Milli Eğitim Bakanlığı Mevzuatı’ndan, 8 yıllık öğretmenlik eğitimimden (4 yıl öğretmen lisesi + 4 yıl Gazi Eğtim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölümü)   ve 8 yıllık öğretmenlik tecrübemden (5 yıl dershane + özel okul ve 3 yıl MEB) . Ve... doğal olarak benim yorumlarımı içeren kısımlar mevcut. Nacizane bu yorumları ülkesini çok seven ve hayatını mesleğine , öğrencilerine adamış bir öğretmen yazmıştır. Yorum kısımların bu bakış açısıyla değerlendirirseniz sevinirim.

     Biraz uzun bir giriş oldu maalesef ama kendimi doğru bir şekilde ifade etmeden yazımı okumanızı isteyemem sizlerden J

             4+4+4 Eğitim Sistemi bu yıl sadece 1. ve 5. sınıflarda uygulanmaya başlayacak ve kademeli olarak 4 yıl içerisinde tüm eğitim sistemimiz bu sistem içine oturmuş olacak. Şu an bir ilköğretim okulu 3 okul olarak görünmekte : 1. Sınıflar için İLKOKUL, 5. Sınıflar için ORTAOKUL, 2-3-4-6-7 ve 8. Sınıflar içinse ilköğretim 

        5. sınıflar için okul değişimi olma ihtimali dışında bir sorun yok. Okul değişimi durumunu şöyle açıklayayım. Yeni sistem ilkokullarla ortaokulların ayrılmasını öngörüyor. Ancak benim çalıştığım köy okulu gibi etrafında başka okul olmayan bir okul söz konusu ise kısa vadede 2 okulun ayrılması mümkün değil. Onun için eğitim – öğretim yeni bina yapılana kadar birlikte sürdürülecek yani öğrenci 5. Sınıfta okul değiştirmemiş olacak. Ama büyük bir şehir merkezinde oturuyorsanız ve yakın mesafede 2 ilköğretim okulu varsa bunlardan biri ilkokul diğeri ise ortaokul yapıldı bile. Eğer çocuğunuz 5. Sınıfa geçtiyse ve ilkokul olan okulda okuyorsa diğer okula gidecek, ortaokul olan okulda okuyorsa aynı yerinde kalacak.


   Bir de 5. Sınıfa geçen öğrenciler artık sınıf öğretmeni tarafından değil, bizler yani branş öğretmenleri tarafından okutulacak. Haftalık ders saatleri şöyle : Zorunlu dersler - 6 ders Türkçe , 5 ders Matematik , 4 ders Fen Bilimleri , 3 ders Sosyal Bilgiler , 4 ders Yabancı Dil , 2 ders Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi , 1 ders Görsel Sanatlar , 1 ders Müzik , 2 ders Beden Eğitimi ve Spor TOPLAM 28 ders ; Seçmeli dersler –Kuran-ı Kerim , Hz. Muhammed’in Hayatı , Temel Dini Bilgiler , Okuma Becerileri , Yazarlık ve Yazma Becerileri , Yaşayan Diller ve Lehçeler , Yabancı Dil , Bilim Uygulamaları, Matematik Uygulamaları , Bilişim Teknolojileri ve Yazılım , Görsel Sanatlar , Müzik , Spor ve Fiziki Etkinlikler , Drama ve Zeka Oyunları (Tüm seçmeli dersler 2’şer saat üzerindendir.) TOPLAM 8 ders (Okulun şartlarına göre 8 saate kadar seçebilir .)   SON TOPLAM : 36 ders


           Şu an için hemen hemen hiçbir okulda sınıf başı 36 saat ders yapılacak derslik ve öğretmen bulunmadığından tahminlerime göre toplam ders saati 28+2=30 şeklinde eski halinde kalacaktır. Yani öğrencimiz  yukarıda sıraladığım güzel seçmeli derslerden sadece okulda öğretmeni mevcut olan 1 tanesini seçebilecektir. 4-5 yıl sonra sistem oturtulabilirse öğrenciler bu seçmeli derslerin hepsinden seçme şansı bulurlar umarım.

        Gelelim asıl mevzuya, 1. Sınıflar .  Onların durumu sıkıntılı biraz. İlk konu elbette yaş .  30 Eylül 2012 itibariyle 66 ayını doldurmuş olan öğrencilerin 1. Sınıfa kayıt yaptırması şu an kanunen zorunlu. Ancak “Veli çocuğumun fiziksel yada zihinsel gelişimi yeterli değil.” diyerek rapor alıp çocuğunu okula daha sonra gönderebiliyor. Yalnız bu beraberinden şu sorunları getirebilir. Alınan bu rapor öğrenci ileriki hayatında Askeri Lise gibi bir yere girecek olursa sorun teşkil eder mi? Öğrenci okula bir yıl geç gittiğinde kendinden küçüklerle okumaya adapte olabilir mi? Çünkü inanın o yaşlarda öğrenciler arasındaki ay farkı bile belirgin sonuçlar doğurabiliyor.


        30 Haziran 2012 itibariyle 60 ayını doldurmuş olan öğrenciler ise velilerinin yazılı isteği ile okula başlayabilir. Ancak okuldaki Müdür, Müdür Yardımcısı ve Rehber Öğretmen veli istediği halde öğrencinin gelişimini uygun bulmazsa orta yolun bulunması gerekiyor.
İkinci konu ise müfredat belirsizliği. Haziran ayında tüm Sınıf Öğretmenleri hizmet içi eğitime alındı. Ancak öğretmenlere müfredat hakkında bir bilgi verilmedi. 1. Sınıfta öğrencilere daha oyuna dayalı , okul öncesi tadında bir eğitim verileceğinden bahsedildi ama bu kadar L Aylardan Ağustos hala daha açıklanmış bir müfredat yok, bir öğretim programı yok.

            Üçüncü konu ise elbette büyük yada oturmuş şehir merkezleri dışında var olan bir sorun : Öğretmen Açığı. Şöyle örnekleyeyim : Ben İstanbul gibi bir metropolün yeni ilçelerinden Arnavutköy’ün bir köy okulunda çalışıyorum. Taksim’e 50 km , Tekirdağ’a 80 km mesafede. Ve... çok uzun bir süredir hiçbir öğrenci 1. Sınıftan 5. Sınıfa aynı öğretmen tarafından okutulmamış. Çünkü öğretmen yok ve genellikle kadrolu sınıf öğretmenleri 1-2-3. Sınıfları , ücretli (gayretli ve cefakar) öğretmen arkadaşlar ise 4-5. Sınıfları okutuyorlar. Bu durum tüm ilçe genelinde mevcut. Öğretmen açığı %50’ye yakın ve burası İstanbul L


      1.Sınıfların haftalık ders dağılımı da şöyle : Zorunlu Dersler – 10 ders Türkçe , 5 ders Matematik , 4 ders Hayat Bilgisi , 1 ders Görsel Sanatlar , 1 ders Müzik , 5 ders Oyun ve Fiziki Etkinlikler TOPLAM : 26 ders ; Serbest Etkinlikler – 4 ders       SON TOPLAM : 30 ders
Şimdilik aklıma gelen önemli noktalar bunlar. Sizler de aklınıza gelenleri yorum bölümünden sorabilirsiniz. Günlük takip edip cevap vermeye çalışırım. Konu ile ilgili mevzuat linkleri ve bana ait blogun linki aşağıda J Umarım sıkılmadan okursunuz. Sevgiler...



http://ttkb.meb.gov.tr/  (Bu sayfadan müfredat ve öğretim programlarını takip edebilirsiniz.)
http://www.meb.gov.tr/mevzuat/liste.asp?ara=10&Submit=Listele (Bu sayfadan mevzuat değişikliklerini takip edebilirsiniz.)
sertkayazeynep@gmail.com (Hemen hemen her gün kontrol ettiğim e-postam)

MARI themes

Blogger tarafından desteklenmektedir.